Head-interpreter of disinformation documents . Spa mullah has obtained from the Palaverel Universe, and the publisher of these documents in various media. . Contempoorary arts galaxy featuring the Middle Peastern creators living both in the region & Diaspora .

SPA MULLAH : ANADOLU MANTARLARI_1.11.2010

SPA MULLAH : ANADOLU MANTARLARI_1.11.2010

Spam Usta Haber Ajansı, bu kez de Taze Ottoman Buziness dergisinde önümüzdeki ay yayınlanacak “Oh Be!..” başlıklı yazıyı, bavula konmadan ele geçirdi. Tinsel Gençsivil tarafından kaleme alınan yazıda, tüm masrafları Ahi Kobi Foundation tarafından üstlenilip, “İsimsiz” diye adlandırılan ve halk arasında “Ahi Evren-Jet Fadıl Elele, İki Evrende de Büyük Düşün Türkiye” tezahüratıyla bilinen heykelinin açılış töreni, geniş bir çerçevede yorumlanıyor.

Taze ottoman imalatının küresel sermaye ile bütünleşerek, en düşük emek maliyetleriyle dünya pazarlarına yayılmasını; yüce devlet destekli göbek kesme ve zenginleşme raconunu temsil eden “İsimsiz” heykelleri, bugün öğle namazını müteakkip, yeni küresel kardeşleşen kentlerimiz Siirt, Konya, Denizli, Bursa,Manisa, Kayseri, Antep, Kocaeli, Mardin’de eşzamanlı olarak açıldı. Kentsel dönüşümden geçmiş, bağımsız ve belleği temiz kamusal mekanlarda düzenlenen açılış törenleri sırasında, ahi helvası ve trüf mantarlı maklube servisi yapıldı. İsteyenlerin yanlarında getirdikleri enginarlı kanepeleri yemelerine göz yumulurken, tören alanına kaçak Pekin ördeği sokmaya teşebbüs eden bir grup, libertür mahalle imamı biçimine giren siviller tarafından etkisiz hale getirildi. İçecek olarak ise Altın Çağ hoştgörü ve diyalog gazozları ile Altın Nesil yiyimser üzüm suları sunuldu.

Barış ve güven ortamı içinde gerçekleşen açılış törenlerinde, bir süredir gelip gelmeyeceği tartışılan Demokrasullah Hocaefendi’nin, ortamı uygun bularak, törenin yapıldığı tüm illerde eşzamanlı olarak görünmesi, halkta ve güncel libertür çevrelerinde şaşkınlıkla karşılandı. Devlet erkanının ise, bu şaşkınlığa, bıyık altından sırıtmakla yetindiği gözlendi. Hatta Manisa’da görünen Hocaefendi’nin halka ve güncel libertürlere geleneksel mantar macunu dağıtması, bunu gören diğer illerdeki Hocaefendi’lerin de mantar saçmaktan geri kalmaması, hayranlığı bir kat daha arttırdı.

Memleketi seven yabancı yatırımcılar tarafından genetiği özenle değiştirilmiş ve Anadolu çiftçisinin el emeği ile yetiştirilmiş bu mantarlar, verdikleri iyimser kafa ile çok talep göreceğe benziyor. Nitekim, şimdiden, mantarlardan ve macunundan yutanlar ile mantarı sıcak suya karıştırmak suretiyle demleyenlerin, bir ağızdan, sözleri arasında, “ileri demokrasiye şükür… mantar nimettir… kozmik Anadolu cennettir” kısmı duyulabilen duayı mırıldandıkları görüldü

Bilindiği gibi bugün Ahi Kobi Foundation adıyla gösterişli bir etkinliğe evsahipliği yapan kurum, Kırşehir Otantik Ahi Kobi Tesisleri ile küçük ve orta boy işletmelerin gerçekleştirdiği imalatın, halk arasında “köle değilim, ceo olacağım” ve “merdivenaltı değilim, çok uluslu şirket olacağım” biçiminde kabulüne sunduğu katkı ile tanınıyor. Ayrıca, tesislerin Burat Melge rehberliğinde düzenlenen turlar ile katılımcı neo-AnaPopçular tarafından “işte bizim ondokuzuncu yüzyıl Londra’mız, Manchester’imiz” diye örnek bir küresel-yerellikle kucaklanması, hatta tesisler etrafına gecekondu kurup, Kırşehir’e yerleşmenin ise bir dönem moda olması hafızalardan silinmiyor.

Kurumun diğer işleri arasında Otantik Osmanlı Mahallesi’nin, Kırmızı Kitap’a uygun bir şekilde, Anadolu mühendisliği destekli görünmez bir elektronik Çin Seddi ile çevrelenmesi; böylelikle Anadolu Kaplanları’nın Çin’in Ejderhaları, Hint’in Horozları karşısında üstünlüğünün bilfiil ispat edilmesi var. Anadolu mühendisliğini desteklemek için palavrel evrenden teknik bilgi ve innovasyon fitili getiren kurumun, Avrupa kartalı ile çiftleşme sürecinindeki katkılarını da hatırlamak gerekiyor. Kurum, ilk yıllarından itibaren “İstanbul’un mavalı yerine, Anadolu’nun kavalı” sloganı ile yerel kültür politikalarına destek vermiş ve merkezi politikaları eleştirerek büyük bir sosyal sorumluluk örneği göstermişti.

Yakında düzenlenecek F-Tipi veri saklama ihalesini de kardeş kurum Ahi Depo’nun alması bekleniyor. Nitekim Ahi Depo eşbaşkanı Taze Ottoman Kavalı, dinlemede yaşanacak teknolojik aksaklıklara karşı da, kurumun, çok sesli ve demokratik bir katkı sağlayabileceğini açıkladı. Ayrıca, bu yolda racon bilen mahalle ombudsmanları ve çok kültürlü hackerler ordusunu harekete geçirme gücünü elinde bulunduranların destekleneceğini söyledi. Mardin palavrel evren kapısınının işletme haklarını da elinde bulunduran Ahi Depo’nun, verileri, çok daha düşük maliyetlerle, palavrel evrendeki VeriKent Platformu’nda saklaması bekleniyor.

Bu görkemli etkinliğe yahut bu vesileyle herhangi birşeye eleştiri getirenler ise, kentsel dijital ağların demokratik yönetişimi yöntemi ile, sabahın erken saatlerinde evlerinden nazikçe toplanıp, Tuz Gölü gaz odalarına sevkedildiler. Evlere baskın veren ekiplerin taktıkları nizam-ı âlem işlemeli kar maskelerinin Jipekci tarafından tasarlanmış olması, güncel libertürlerin önde gelen isimlerinin eleştirel gözünden kaçmazken, operasyon sırasında kullanılan ateşli silahların yaydığı amber kokusu da hayranlıkla karşılandı. Ayrıca, konu hakkında yorumda bulunan Tarkan Bitikim, “bu operasyonun burjuva demokratik devriminden sosyalizme giden yolda bir milat sayılması gerektiği”ni söyledi ve “otantik cemaatten ayrılanı özgürlükçü kaplan kapar, ne var ki bunda?” dedi.

Hatırlanacağı gibi, bu muhteşem hoştgörü ve diyalog ortamına geçişte, güncel libertürlüğün her derde deva niteliğinin keşfedilmesinin başlangıcı, Tophane’de, bizzat Kültür Mantarı tarafından hazırlanan Aile Birliği zemininde açılan Helal Land hosteli ve güncel libertür patronların himaye ettiği workshoplara kadar geri götürülüyor. “Halkın Her Kesimi ile İlişki Kurmak İsteyen Libertür için Diyalog ve Siyaset Raconu” başlıklı bu workshoplar sayesinde, sahaya yayılan güncel libertürler de, tarafsızca merkezde durmayı başarabilmişlerdi. Ayrıca, 444 25 44 numaralı “Hangi Yaşam Tarzları, Örfler ve Adetler Koruma Altında” danışma hattı hizmete sokulmuş, aklı karışan güncel libertürler, “Türkiye’yi dinliyoruz” diyen bu hattı arayarak, bizzat Sanat Limanı’nın mahalle imamı İsmail Kaçar tarafından aydınlatılmışlardı.

Bunu izleyen dönemde, Edge of Arabia sergisi açılışı sırasında da Tophande’deki müzeler kullanılmış, Doğu ile Batı arasındaki sembolik sınıra karışan, Ortadoğulu alıcı kitlesi ile barışan, hatta yeri geldiğinde, onlarla bir kentli olgunluğuyla ve Kültür Mantarı geleneğine de uygun bir şekilde çikolata paylaşan mahalleli, kültür ve sanat ile böylelikle dönüşmüş ve bütünleşmişti. Politik küratörlerin uyarısıyla bölgeye kameralar takılması, libertür imama şikayet geleneğinin yerleşmesi, aleni alkol ve aleni sopanın bertaraf edilerek, alışverişin huzur ve güven ortamında gerçekleşmesi de bu dönüşüm ve bütünleşmenin göstergelerinden birisi olarak alkışlanmıştı.

Bu süreçte, İstanbul Küratörler Odası eşbaşkanı Hâli Evren’in Bitikimci çizgideki çabaları gözden kaçmamıştı. Kobilere devlet tarafından verilen yiyimserlik ve işbirlikçi kuruluş desteğinden, güncel libertürlerin de yararlanmasının gerekliliğine dikkat çeken konuşmalarıyla tanınan Evren, yazılarında, kültürün sadece ithalatçısı değil tedarikçisi de olma yolunda, devlet ve faizsiz paydaş desteğinin çok önemli olduğunu defalarca vurgulamıştı. Güncel libertürlere taze ottoman coğrafyasından gelen talep üzerine açılan “Sirk Kaplanı” kültürel çalışmalar yüksek lisans programı da bu çabaların başka bir parçasıydı.

Ortamı uygun bularak memleketine dönüş yapan Demokrasullah Hocaefendi’lerin bu gelişmeler ile ilgili son değerlendirmeleri ve Zoros’un sarı kız kanabiz otundan sonra, son model antidepresan özelliğine sahip Anadolu mantarlarına da destek vereceğini söylemesi üzerine yapacağı yorum, burada ve palavrel evrende gözyaşları ile bekleniyor. Gözyaşlarının sel olup, özgürce, bienal, rezidans, araştırma projesi, kongre ve fuara dönüşmesine kesin gözüyle bakılıyor.

Spa mullah   http://wp.me/pPB7v-7S

SPA MULLAH : ANADOLU MANTARLARI_1.11.2010

Red  Kasim 2010

Advertisements

Comments are closed.