Head-interpreter of disinformation documents . Spa mullah has obtained from the Palaverel Universe, and the publisher of these documents in various media. . Contempoorary arts galaxy featuring the Middle Peastern creators living both in the region & Diaspora .

SPAMULLAH : BİR KODAMAN ALANA, BİR TAZE OTTOMAN BEDAVA

SPAMULLAH  :

BİR KODAMAN ALANA, BİR TAZE OTTOMAN BEDAVA  28.03.2010


İktidarın giderek daha otoriter bir tona dönen popülist söylemine, bir süredir taze ottoman çeşnisi boca ediliyor. Bu çeşni sadece dış politika çorbasına değil, iktidarın meşruiyetini yeniden üretmek üzere her yere karışıyor taze taze. Bu taze, GDO’lu taze.

İktidar, rant yaratır ve dağıtırken, kendi kadrolarını varsa kayırır, yoksa oluştururken, çok kapalı, çok katı bir “biz” ile iş görüyor. İktidar, geçimini sağlamak adına dahi , “biz”e yakın olma şartını arıyor. Fakat, işin içine bu sefer de taze ottoman karışınca, sanki bu “biz” herkesi kapsıyormuş, herkes için bir zenginleşme, en azından selamet vaadiymiş gibi duruyor.

Son dönemin ottomanız.biz masalında, şimdilik, herkese uygun bir cazibe noktası imal ediliyor. Demokrat ve çokkültürcüsüne de, cengaverine de, zevk-ü sefa peşinde koşanına da, bilim ve sanatlara odaklananına da uygun bir versiyon var. İçinde entrika da geçiyor, isteyene kahramanlık, beğenenine tasavvuftan bozma iç huzuru da. Masalın fonunda saraydan bozma çalışma ofisleri, en akıllı rezidanslar da duruyor, ancak seçkinlerin kullanımına açık, feza çağı camileri de.

Masalın yeni coğrafyası, sadece cebi yeni para görmüşler değil, eskiler için de güzel olanaklar sunuyor. Memlekete geldi, geliyor havadisleri hiç kesilmeyen Ortadoğu parası, yanına yerli ortaklar alıp, dört etraftaki elverişli pazarlarda, önce daha geniş sahalar açıp, sonra top koşturuyor. Aynı zamanda, Ortadoğu sahalarına yapay çim yaymaya niyetli uluslararası sermaye, bir sakatlığa uğramamak için, şimdilik Osmanlı çeşnisinin en çalımlısından yararlanıyor. Henüz maça değilse bile idmana, Afrika ve Orta Asya sahalarında da çıkılıyor.

Bu masalda akıncı Malkoçoğlu, taze ottoman işadamı kılığında, bıyıklarını burmuş, kendi sahasında ve deplasmanda şike yapıyor. Fark edilmesin diye, bilim ve sanat insanlarından uç beyleri gönderiliyor. Diyalog kuruluyor, köprüler açılıyor. Kurumlar ve kurullar tam gaz çalışıyor. Paralar, çalışkanlar için saçılıyor. Sürüyle sergiler açılıyor, konferanslar yapılıyor, dergiler çıkartılıyor. Sahalar anlaşılabilir kılınıyor.

Böylelikle, iktidarın sözü, sermayenin gözü, taze ottoman yörüngesine katılıp, ne de cici, ne de güncel, ne de çağdaş, ne de bilimsel görünüyor. Deplasmanda, bunun adına her zaman ottoman da denmiyor. Kardeş şehirler, açık şehirler, çalımlı toplantılar, alımlı fuarlar; fularını, yularını takanlar için exchange ile sexchange kol kola giderken, taze ottoman tadı eksik kalsa da, egzotik olanı pazarlarken, bu hevesli uç beylerinin işlevi pek değişmiyor.

Bilimin başına geçenler soluk alacak, adım atacak yer bırakmadığı gibi, yerin kendisi kıymetliyse, zaten alıcısı kapıda bekliyor. Piyasa için bilgi üreten hocaefendiye destek, taze ottomandan da geliyor. Özelleşen eğitime yeni pazarlar bulununca, kurumun taze Hocabey’i de şöyle diyor: “Fena mı olur İstanbul’da bir bilgi köyü”. Zaten  “… vergisi yok, teşviki çok, müşterisi Ortadoğu’da hazır, olmazsa Orta Asya’sı, dahası Afrika’sı var.” Eğitimde “boş kontenjanı doldurmak” bahane, bedelini kim öderse, kontenjan ona gidiyor. Sahalardan sahalara koşan herkes artık bir hocaefendi olup, vitrinde kalıyor. Bilimin, kıyıda durmayı, kenarda kalmayı seçen insanlarının kafaları da iyice karıştırılıyor.

Bilimin ve sanatın madamları da, koskocaman sahalarda açılan pazarın gazına geliyor. Bilimin ve sanatın deposu, antreposu, vakfı, platformu istikbal vaat ediyor. Müzayedelerde rekor üstüne rekor kıran fiyatlar fazlasını istetiyor. Kimi akıncılar da heves ediyor. Heveslilerin bazısı piyasasını genişlettikçe, bazısı şöhretini büyüttükçe, bazısı kudretini arttırdıkça militanlaşıyor.  “Bilgi paylaşımı ve işbirliği” derken, herkesin çıkarı, bu depoda, birbirine yalancıktan kırmızı bir iplikle bağlanıyor. Böylesi platformlar, burada değilse bile Dubai dolaylarında garanti veriyor. İstanbul ebedi kültür başkenti, bilim cenneti, finanç merkezi. İstanbul yetmezse, deniz-kum-güneş yanında, olmadı benzersiz tarih altında, çağdaş sanat ve en son marka kültür, turistle buluşturuluyor.

İktidarın “biz”i giderek daha sert geliyor. Her çap ve ebatta ottomanız.biz masalını almayana, satmayana, anlatmayana, yutmayana hayat hakkı tanınmıyor. Bu masalın bir versiyonunda eğer yeri yoksa, muhalifin sesi de sözü de kalmıyor. Genişleyen sahalarda güvenlik, en son, en bilimsel usullerle sağlanıyor. İktidar, piyasa namına, hoştgörü ve diyalogla bizi taze taze denetliyor.

Spamullah  28.03.2010 – Red  Mart 2010

http://wp.me/pPB7v-2E

http://www.divshare.com/image/10910201-083





Advertisements

Comments are closed.